Tarih: Ocak 28, 2024 Yazar: Yorum: 0 yorum

Söyle kaç yaşındasın?



 Geçenlerde sabah arabayla işe giderken, Show Radyo' daki Gazoz Ağacı' nı dinliyordum.

Program sunucusu Cem Arslan anlatıyor.

Bir gün, Koç Üniversitesi' nde bir programa katılmış. Ara verildiğinde kantine gitmiş.

Kantinde ön sırada olan kız, kantinciden Kenpeyr istemiş. Kantinci

"Buyur?" demiş.

Kız tekrar kenpeyr istiyorum demiş.

Kantinci,

"Ablacım anlamadım bir daha de bakalım demiş?"

Kız kenpeyr istiyorum demiş tekrar.

Kantinci

"Ablacım valla ne istediğini anlamadım ama bizde öyle birşey yok." demiş.

Sonradan anlaşılmış kız Canpare istiyormuş.

"Ülker Canpare Bisküvisi" 

Ah bu gençlik.


Oktay Sinanoğlu 'nun Bye Bye Türkçe kitabının ikinci bölümü şöyle başlar

Türk milletinin dili, Türkçe'dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bizde Türk dili, Türk milleti için mukaddes bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz hadiseler içinde ahlakının, ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, velhasıl bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.

Aslında bu satırları okurken bile, içinde Türk Dili' ne ait olmayan o kadar çok sözcük olduğunu görebilirsiniz. Hadi bunlar doğuıştan beri aileden, yaşadığımız çevreden öğrendiklerimiz ama sonradan öğrendiklerimizi bari dilimize sokmasak.

Kenpeyr ne ya!!!!

Bu satırları yazarken aklıma başka bir radyo hikayesi daha geldi.

Yine bir sabah işe giderken radyo dinliyordum. Ancak programın adı aklımda değil.

Genç bir kız canlı yayına bağlandı.

Sunucudan,

Cem Adrian' ın yeni şarkısını çalmasını istedi.

Sunucu arkadaş,

"Yeni şarkısını bilemedim hangisinden bahsediyorsunuz?" diye sordu.

"Yeni çıktı ya.." dedi kız. Sonrada ekledi. "Kum gibi."

....

Bir hikaye daha aklıma geldi.

Yıllar önce Kitap Fuar' ında genç bir kız eline üç-beş kitap almış röportaj yapıyor.

Sunucu soruyor.

"Fuar'ı nasıul buldunuz?

Genç kız:

"Çok faydalı buluyorum. Hem yeni kitaplara ulaşabiliyoruz hem de aldığımız kitapları yazarlarına imzalatabiliyoruz. Ancak bir kitabımı imzalatamadım. O yazar fuara katılmamış. Sabahattin Ali'" dedi.


Ankara / 28 Ocak 2024


Tamamını oku
Tarih: Ocak 15, 2024 Yazar: Yorum: 0 yorum

Gecenin Geç Saati Taksici Anılarım-4



 Saat:21.30

Evin önünden taksiye bindim.

Taksici arkadaş genç biri.

Hemen ekrandan Youtube' u açtı. Tam şarkı girecekken,

"Bana Bengü' den Biliyorsun' u çalar mısın dedim?" (Şu bölümü de okuyabilirsiniz.https://www.ondergungor.com/2023/12/gecenin-gec-saati-taksici-hikayelerim.html)

Genç arkadaş müziğün sesini orta seviyeye getirdi.

Müzik başlayaınca muhteşem bir ses kalitesini duyuınca

"Ohaaa" dedim.

"Abi ben müziği çok severim o yüzden sistemi ben kurdum." dedi.

Sonra sustuk. Müziği dinledik.

Müzik bitince Bengü' den Mor Salkımlı Sokağı istedim. Onu da dinledik.

Taksici arkadaş,

"Abi Mor Salkımlı Solkağı, Öykü' den de dinleyelim mi?" diye sordu.

Bir de ondan dinledik.

Bar' ın önüne geldiğimizde,

"Abi geldik" dedi genç arkadaş.

"Arabadaki müzik ses kalitesi gittiğim bardakinden daha iyi., gezsek mi biraz daha dedim."

Gülüştük.

Taksiden indim.


Önder Güngör / 15 Ocak 2024 / Ankara

Bengü, Biliyorsun Akustik



Bengü Mor Salkımlı Sokak



Bir de taksici arkadaşın isteğini dinleyelim. Mor Salkımlı Sokak, Öykü


Tamamını oku
Tarih: Ocak 13, 2024 Yazar: Yorum: 0 yorum

Minnettarlık-Şükran Duymak-Şükretmek

Sandra Ingerman & Hank Wesselman' ın birlikte yazdıkları Ruhsal Dünya' ya Uyanış adlı kitabı okuyorum. Kitaptan aşağıdaki bölümü alıntıladım.

Minnettarlık 

Alet çantanızdaki birinci şamanik gereç minnettarlıktır. Bu, yüreği açmak için tasarlanmış bir davranış ve yönlendirme biçimidir. Minnettarlık, ruh dünyadaki kapıları açmak için tasarlanmış yüksek seviyeli bir uzamdır.
Kitabın devamında bu duygu için alıştırma anlatılmış.

EGZERSİZ: MİNNET DUYMAK, TEŞEKKÜR ETMEK İÇİN 

Kendinizi mutsuz, keyifsiz, moralsiz hissettiğinizde heriıangi bir şey için tam bir minnet duygusu beslemek zordur, dolayısıyla minnettar hissetmek için yavaş yavaş çalışmaya başlamalısınız. Dikkatinizi sevdiğiniz bir şeye yöneltin. Bu, kediniz, köpeğiniz ya da muhabbet kuşunuz gibi masum ve minnet duymaya, takdir etmeye değer bir şey olabilir. Hayatınızdaki bu küçücük yaratık için biraz minnet duymak üzere kendinize izin verin. Daha sonra ise bu hissi, sahte kişiliğinizin (genellikle hayatla muhatap olmak için egonuz tarafından yaratılmıştır) itiraz etmekte zorluk çekeceği diğer varlıklara ya da şeylere doğru genişletmeye başlayın; soğuk bir sabahtaki güneş ışığı, sıcak çikolata, sıcak bir gündeki gölgelik yer vb. Sonrasında ise egonun Ruh üzerinde bir etkisinin olmadığını hatırlayın. Benliğimize yönelik hatalı algımız, bizim spiritüel yanımızı sadece geçici olarak etkileyebilir; dolayısıyla minnet duymanın avantajı kişiliği devre dışı bırakması ve onu kendini önemseme hissinin pençesinden alarak Ruh'u devreye sokmasıdır. Minnettarlığın ödülleri oldukça fazladır. Minnet duymanın size sağlayacağı faydalardan bazılannı şöyle özetleyebiliriz:
1 . Minnet duygusu, deneyimleri farklı bir çerçeveye oturtur; böylelikle problem olarak görünen ya da pek önemsenmeyen bir şey iyi bir şey haline gelir, hayır olarak algılanır. Örneğin, evinizin önündeki ağaç için minnet duyduğunuzda onu göz ardı etmeyi bırakır ve onun size sağladığı nimetlere odaklanırsınız. Siz minnettar olduğunuz için de dünya bir anda daha iyi bir yer haline gelir.
2. Minnettar olduğunuzda, kendi benliğimizin dışındaki bir şeyle bağlantı kurar ve Ruh dahilindeki her şeye bağlı olduğunuzu fark edersiniz. Başka bir deyişle; minnettar olmak ve şükran hissetmek, farkındalığınızı sadece kendini önemsemekten, kibirden ve "bencil" olmaktan uzaklaştırarak bize her şeyin, hepimizin birbiriyle ve bağlantı halinde olduğunu hatırlatır.
3. Minnet duymak size faydalı olan, esenlik veren şeyleri güçlendirir; çünkü Ruh her zaman için size takdir ettiğiniz, tanıyıp farkında olduğunuz şeyleri verme eğilimi taşır. Ne kadar çok minnet duyarsanız, minnet duyduğunuz şeyleri de o denli edinmiş, kazanmış olursunuz.

Daha sonra Dr.Richard Carlston' un Ufak Şeyleri Dert etmeyin kitabındaki bölüm aklıma geldi. Kitabı gidip raftan aldım ve tekrar okudum. O bülümü de aşağıya alıntıladım. 

Her Gün Bir Dakikanızı Teşekkür Edecek Birini Düşünmek İçin Harcayın 

Aslında en çok birkaç saniyenizi alacak olan bu strateji, benim uzun zamandan beri sahip olduğum bir alışkanlıktır. Güne başlarken hep teşekkür edeceğim birini düşünürüm. Bana göre şükran ve iç huzuru birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Bana verilen yaşam nimeti için ne kadar içten minnet duyarsam, kendimi o denli daha huzurlu hissederim. O halde, şükran duygusunun gelişmesi için biraz pratik yapmak gereklidir. Eğer biraz olsun bana benziyorsanız, yaşamınızda minnet duyacağınız pek çok kimse vardır; aile bireyleri, geçmişinizde kalan insanlar, öğretmenleriniz, iş arkadaşlarınız, sizi bir sıkıntıdan kurtarmı ş olanlar ve bunun gibi yüzlerce kişi olabilir. Ya da, daha üst bir düzlemde, yaşamın kendisi veya doğanın güzelliği için minnet duyabilirsiniz.

Minnettarlıkla şükretmek/şükran duymak sanki aynı şeymiş gibi anlatılıyor. Ben farklı olduklarını düşünüyordum. Şükretmeyi daha ruhani, minnettarlığı daha insani düşünüyordum.


Google' a minnettar ne demek diye sorduğumda:


Sözlük
Oxford Languages sağlayıcısından tanımlarDaha fazla bilgi
minnettar
/..–/
ad
  1. bir kimseden gördüğü iyiliğe karşı teşekkür borcu bulunan, gönül borçlusu.


yazıyor.

Türk Dil Kurumunda minnettarlık olarak arttığımda çıkan sonuç ise şu.

minnettarlık, -ğı
isim

Minnettar olma durumu; şükran:


Aynı şekilde şükretmek kelimesini Google' dan arttığımda,
Sözlük
Oxford Languages sağlayıcısından tanımlarDaha fazla bilgi
şükretmek
  1. 1.
    her şey için Tanrı’ya şükranını, minnet duygusunu sunmak.
  2. 2.
    bir kimseye, bir şeye gönülden şükran duymak.

Neyse sonuç olarak önemli olan benim kalbimde nasıl hissettiğim.

Önder Güngör / Ankara / 13 Ocak 2024

Tamamını oku
Tarih: Ocak 01, 2024 Yazar: Yorum: 0 yorum

Gecenin geç saati taksici hikayelerim 3



 Beykoz İşkembecisi' nden saat 03.15' de çıktım.

Hemen yan yolda bulunan taksi durağındaki taksiye bindim.

Çorba' yı içtik ama kafayı etkilemiyor ki. Kafa 1500.

Evin adresini söyledim.

Üst yoldan gidelim dedim.

"Abi evi biliyorum daha öncede gittik." dedi taksici.

"Ha öyle mi? Ne zaman?" diye sordum.

"Dün gece abi."dedi.



Önder Güngör Ankara 30 Aralık 2023

Tamamını oku