Tarih: Haziran 19, 2023 Yazar: Yorum: 1 yorum

İlk içkim. İyi ki içmişim.

 İlk içkiye başladığım günü hatırlıyorum. Küçükken içki sofralarında tadımlık yudumladığım içkiden bahsetmiyorum. İlk biramı alıp, gizlice içtiğim günden bahsediyorum. 1986 yılıydı. Küçükkuyu ile Göztepe arasında Mithatpaşa Caddesinden yürüdüğüm yıllardı o yıllar. O zamanlar Sahil Yolu yoktu. Mithatpaşa Caddesi' nde deniz tarafındaki apartmanların duvarlarına denizin dalgalarının vurduğu zamanlardı. Troleybüsler çalışıyordu. Konak Üçkuyular yönünde caddenin sol tarafından yürürdüm hep. Küçüklüğümden kalma alışkanlık. Sonraları hep soldan gittim. Taşı bile sol elimle attım. Küçükkuyu' dan bir iki durak sonra kayalıkların üzerine yapılmış bir park vardı. Adını hiç bilmiyorum. Bakkaldan bira alıp o parka gitmiştim. Bir birayı içtikten sonra kafam dumanlı Göztepe' ye doğru yürümüştüm. O günden sonra hep içtim. 



O ilk birayı içmeyecektim. Şaka şaka. İyi ki içmişim.

Tamamını oku
Tarih: Haziran 18, 2023 Yazar: Yorum: 1 yorum

Yazar'ı benim



 Pazar sabahı saat 11 sıralarında D&R' da dolaşıyordum. İçeride 6-7 müşteri vardı. Reyonlarda ellerine aldıkları kitapların sayfalarını çeviriyorlardı. Yeni çıkan kitaplar bölümünden rastgele bir kitap, ben de diğer müşteriler gibi sayfalarını çevirip inceliyordum. 40' lı yaşlarında biri yanıma gelip kulağıma eğilerek,

"Elinizdeki kitabın yazarı benim. Çok beğeneceksiniz. " dedi.

"Aaaaa ciddi misiniz? Ne güzel. Kesinlikle öyledir." dedim.

Adam ağzını açmadan, çenesini büzüştürüp, gülümseyerek yanımdan uzaklaşarak başka müşterilerin yanına gitti.

Gözümle adamı takip ettim. Fırsatını bulduğum bir zamanda kitabı bırakıp, hızlıca dışarı çıktım.



Önder Güngör / Ankara / 18 Haziran 2023 Pazar



Tamamını oku
Tarih: Haziran 05, 2023 Yazar: Yorum: 1 yorum

Şart değil! Şart!



Üniversite okumak şart mı?

Hayır şart değil. Ama sıkı durun yazımın ikinci bölümünde şart diyeceğim. Sonra yine şart değil diyeceğim.

Bir önceki yazımda 4 üniversite bitirmiş, 5. yi okumakta olan bir adamdan bahsetmiştim. Kaç üniversite okudun?

Maalesef günümüzde lise eğitimini bitirmiş her çocuk kapağı üniversiteye atma derdinde. Çocuklar öyle şartlanmış ki eğer üniversite okuyamazlarsa hayatlarının geri kalan bölümü yaşanmamış sayılacak.

Ebeveynler heyecanlı, ne yapacaklarını bilmiyorlar. Çocuklar tükenmiş durumda.

Aileler, öğretmenler, okullar, dershaneler, çevredekiler , herkes ve bildiğiniz herşey,üniversite eğitiminin şart olduğunu pompalıyor.

O yüzdendir ki ülkemiz üniversite çöplüğüne dönmüş durumda. Eğitim kalitesi düşük. Mezunların büyük bir çoğunluğu işsiz. İş bulmadıkları için eğitimleri, yarım kalmış. (Ben eğitimin ilk yarısının üniversitede diğer yarısını iş hayatında öğrenildiğine inananlardanım.)

Gelelim en önemli soruya.

Herkes neden üniversite okumanın çok önemli olduğuna inanıyor?

Bu soruya bir ebeveynin vereceği altın nitelikteki yanıtla başlayalım.

İş güç sahibi olur para kazanır hayatını kurtarır.

Evet. Bir anne ve  babanın çocucğunu görmek istediği durum bu.

Bizim zamanımızda aileler çocuklarını askeri okul sınavlarına sokmak için yarışırılardı. Garanti meslek. Üstelk okul masrfaları da yoktu. İş, maaaş, kariyer, saygınlık...kaçınılmaz sondu.

Askeriye olmadı polis sınavları...

Zaten o zaman üniversite de az öğrenci de azdı.

Okulu bitiren öyle ya da bölye bir yerlerde iş bulabiliyordu.

Ancak güncel durum böyle mi?

Size bir araştırmadan bahsedeyim.

"TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nin anketi, mühendislerin yaşadığı sorunları gözler önüne serdi. Araştırmada 6 aydan daha uzun süre iş arayanların oranı yüzde 64,81 olarak belirtildi. "Yüksek miktarda gereksinim fazlası öğrenci var" diyenlerin oranı ise yüzde 72,90 oldu."

Üniveristelerin birçok bölümünden ihityaç fazlası öğrenci mezun oluyor. Bu da uzun süreli işsizliği arttırıyor.

Geçenlerde bir arkadaşım,

"Bizim çocuk bir üniversiteye kapağı atsın da ne okuduğu o kadar önemli değil." dedi.

Biraz daha üsteleyince mantığını anladım.

İster kasiyerlik, ister garsonluk farketmez önce eline bir diploma alsın sonra ne yaparsa yapsın dedi.

Geldiğimiz durum bu.

Arkadaşım çok haklı. Çünkü az önce dediğim gibi, çevresindeki herkes ve herşey onu, bunun şart olduğuna inandırdı. Her öğrenci üniversiteye gitmeliydi. Çünkü hepsi ileride Cumhurbaşkanı olacak.😀

Arkadaşıma şu soruyu sordum.

"Peki üniversiteyi bitirmese, ama çok para kazanabileceği bir iş yapsa?"

O zaman üniversiteyi okumasa da olur dedi.

Yani üniversite şart değildi.

Yani ülkemizde bir çok kişi tarafından üniverstie eğitimin bir parçası olarak görülmüyor iş,kariyer ve para getirisi olarak görünüyor.


---

Hatırlarsanız 1980' li yıllarda üniversitler daha çok büyük şehirlerdeydi. Taşrada yetişmiş insanlar İstanbul' a İzmir' e gelir buralarda üniversite okurlardı. ODTÜ ayrıcalıklıydı. Asiydi. Baştan çıkarıcıydı. Boğaziçi idealdi. Hacettepe hayaldi.

Öğrenciler  bu üniversitelerde sadece derslerini öğrenmezlerdi. Sanatla tanışırlardı. Müzikle tanışırlardı. İnsanlarla tanışırlardı. Siyah ve beyaz dışında başka renklerin de olduğunu öğrenirlerdi. Büyük şehirin yaşamıyla yoğrulurlardı.Yeni bir kültür, yeni bir sosyal yaşam tarzının varlığını görürlerdi. Üniversite yıllarımda şunu derdim. Her öğrenci mutlaka üniversit okumalı. Mütlaka bir kampüs havası teneffüs etmeli derdim. Yoksa eksik kalırdı. Üniversite şarttı.


Ancak şartlar değişti. Hergün telefonumdaki bitr uygulamanın güncellenmesi gibi hayat şartları da sürekli update edildi.

Dünya globalleşti. İnternet köylerde ve şehirlerde aynı hızda.

Artık İstanbul' da ya da İzmir'de doğmuş, büyümüş bir genç üniversite okuyabilmek için Bayburt' a gidiyor. Sokak arası iki katlı binalarda üniversite okuyor. Üstelik devam zorunluluğu da yok. Yattıüı yerden üniversite bitiriyor. Kampüs yok, klüp yok, tiyatro yok, sanat yok, şenlik yok, kendi yetiştiği şehirden çok daha geri seviyedeki bir şehirde eğitim görerek üniversite mezunu oluyor.

Sonuç olarak eğer para kazanmak iş güç sahibi olmak için rastgele bir üniversite okuyorsan kendini  boşuna yoruyorsun. Üniversite şart değil.

Eğer gerçekten üniversiteli olmak için üniversite okuyorsan elini çabuk tut yakında öyle bir üniversite de kalmayacak ülkemde. Üniversite şart.

----

Meşhur bir laf vardır. 

Ne yaparsan yap en iyisini yap.

İstersen limon sat yeter ki en iyisini sat. Zengin olursun derlerdi.

Ben ortaokulda okurken Torbalı' nın nüfusu 15 bindi. Küçük bir ilçeydi.

Atatürk Meydanının yakınında Tahmisçioğulları diye bir market vardı. Kahve satarlardı. Dükkanın önünden geçerken burnunuza nefis kahve kokusu gelirdi.

İlçedeki herkes kahveyi ordan alırdı.

Kısacası kahve satarlardı.

İşlerini o kadar iyi yaptılar ki, marka oldular..

https://www.tahmisciogullari.com/ 


Ne yaparsan yap en iyisini yap.



Tamamını oku
Tarih: Haziran 03, 2023 Yazar: Yorum: 1 yorum

Kaç üniversite okudun?



 Bir gün nöbet odasında oturuyorum. Kalabalığız.

Bir hasta yakını girdi içeriye. Özgüveni yüksek biriydi.

Raporlarını incelerken sohbet açıldı.

Başladı konuşmaya.

-Hocam ben 4 üniversite bitirdim. 44 yaşındayım şu anda 5.ünivesiteyi okuyorum.

Heyecanlı bir şekilde anlatmaya devam etti.

-Veterinerlik okudum. Ziraat mühendisliği okudum. Daha iki fakülte bitirdim. Şimdi de hukuk okuyorum diye bağıra bağıra anlatıyor.

Benimle nöbet tutan arkadaş.

- Ne güzel harika. İmrendim size, diyerek coşturdu arkadaşı.

Arkadaş anlattıkça anlatıyor.

Bir ara bana dönüp, nasıl iyi yapmışım deme hocam, dedi ve devam etti.

- 4 fakülte bitirdim. 5. bitirdikten sonra devam edeceğim. Ölünceye kadar okuyacağım.

-Şu anda hangi işi yapıyorsun? diye sordum.

Okuyorum, öğrenciyim diye cevap verdi. Ben ömrümü okumaya adadım dedi.

İmzaladığım evrağı adama verdim. Odadan çıkarken arkaya dönüp,

-Haydi kolay gelsin dedi.

Dayanamayıp,

-Senin okuduğun ve okuyacağın şeylerden hiçbir halt olmaz dedim. İyi bok yemişsin diyerek devam ettim.

Adam açmak üzere olduğu kapının kolunu elinden bırakmadan arkaya dönüp baktı.

Adam şaşkın. Odadakiler şaşkın. Ben sazı elime almışım bırakırmıyım.

-Bak arkadaş. Ben bir tek fakülte bitirdim. Tıp Fakültesi. Kura çektim mecburi hizmete gittim. Bu ülkenin insanlarına aldığım eğitimin gereği olarak hizmet ettim. Kısa askerlik süremde askerleri tedavi ettim. Bak şimdi burada senin ve birazdan içeriye girecek hastalar için çalışıyorum. Ömrümü aldığım eğitimin hakkını vermeye adadım. Sen 5 tane üniversite okudun hangi işi yaptın. Bu ülkenin insanlarına ne faydan oldu. Bencilce kendi egonu tatmin etmek için okuduğun üniversitelerin, bu devlete, bu millete, bu dünyaya, bu insanlığa hiçbir faydası olmamış deyip, sinirle odadan çıktım gittim.

Dr. Önder Güngör | Ankara | 03 Haziran 2023


Tamamını oku